50. Yıl Kutlamaları

Okulun kuruluş tarihi olarak uzun yıllar 1888 yılının kabul edilmesi 50. Yıl Kutlamaları’nın 1938’de gerçekleştirilmesi sonucunu doğurdu. İzmir Lisesi’nden Yetişenler Cemiyeti gazetelere verdiği şu ilanla kutlamaları duyuruyor ve okul mezunlarını davet ediyordu:

“Önümüzdeki pazar günü Lisenin 50. dönüm yılı töreni yapılacaktır. Bu tören için okulumuz mezunlarına ayrı ayrı davetiyeler gönderilmiştir. Bu arada adresleri bilinmediği için kendilerine davetiye gönderilememiş olan mezunlardan İzmir’de bulunanların o gün törende bulunmak üzere İzmir Erkek Lisesi’ne gelmeleri rica olunur. “

Getirdiği ünlüleri örnek göstererek kutlamaların Türkiye çapında Dazmir basını konu ile ilgili bir haberinde okulun kuruluşundan itibaren yetişthi olabileceğini, 50 yıllık verimin yurdun her köşesini ve inkılâpların her safhasını kapladığını belirtmekteydi. Okulun hayatta olan en eski mezunu olarak İzmir Milletvekili Halil Menteşe biliniyordu. Ancak törene gelen ve Denizli’de avukat olan Fevzi Akeren’in 1306 (1890) yılında yani Halil Menteşe’den bir yıl önce mezun olduğu anlaşıldı. İzmir Erkek Lisesi’nden mezun olup İstanbul’da bulunanlar da aynı gün ve saatte toplandılar. Yaşayan en eski mezun olan Fevzi Akeren’in okul bahçesine 50. yıl ağacını dikmesinden sonra konuşmaların yapılacağı toplantı salonuna geçildi. Okul müdürü Hilmi Erdim‘in 9 Ekim 1938 tarihli 50. yıl kutlama konuşmasının içeriği şöyleydi:

“Ömürlerimizin en saf, en ateşli belki de en kıymetli demlerini, geçmiş zamanın cihan değer günlerini beraberce anmak için, İzmir Türk muhitini aydınlatan bir bilgi ve nur kaynağının yarım asırlık hizmetini kutlamak için kalplerinizden en temiz duygular, heyecanlar geçirerek alakalandınız, ocağımıza kadar zahmet ettiniz. Yarattığınız şu cazibeli samimiyet havası ile bizleri hakikaten mükafatlandırıp sevindiriniz, cidden şereflendirdiniz. Hoş geldiniz aziz misafirler, saygıdeğer büyük Liseliler…

Talebe bulunduğumuz günlerin saygı, sevgi ve nezahet (temizlik ) dolu maruf (tanınmış) havasını kaybetmeyen, bozmayan fakat yeni devir tekamülüne de (gelişmişlik) uygun büyüyen, güzelleşen, eski mektebiniz ne kadar tatlı neşeler veriyorsa muallim, talebe bizlere de o kadar inan, o kadar ilham sunmaktadır. Mektebinizin nurlar yayarak geçirdiği 50 yıl, her biri ayrı ayrı anmağa değecek kadar değerlidir. Ne yazık ki her yılın çehresini, tekamüllerini (gelişimini) henüz tam bir vuzuh (açıklık) ile tespit edemedik. Mamafih (Yine de) genç liselilerden mürekkep bir grup bu yolda çalışmaktadır. Önümüzde yine böyle güzel toplantılara vesileler çıktıkça, müessesemizin (kuruluş) şerefli mazisinden (geçmiş) aydınlanacak yapraklar ve canlanacak hatıralar hakkında elbette malumat (bilgi) vermek mümkün olacaktır.

Arkadaşlar! Memleketin her mıntıkasında (bölgesinde) olduğu gibi İzmir’de de eski tahsil(öğrenim), medreseler ve mahalle mektepleri idi. Osmanlı İmparatorluğunun daldığı derin ve ağır uykudan biraz gözlerini açtığı devir ki Tanzimat devridir, ancak 1853’de (yani 80 yıl kadar evvel) 25 vilayette memur maaşlarından yapılan (mevkufat) ile 25 rüştiye mektebi açılmasına karar verilebilmişti. İzmir’de ilk rüşdiye mektebi bu karardan sonra açıldı. Kurulan bu ilk mektep, dikilen bu ilk fidan diyebiliriz ki İzmir Lisesi’nin başlangıcıdır. 1870’de Maarif ihtiyacı saray ve vükelaca(hükümet üyelerince) biraz kuvvetle duyuldu. Rüşdiyelerin, (500) evi olan her kasabada açılmasına, (100) evi olan şehirlerde idadi adile rüşdiyeden daha yüksek orta mekteplerin kurulmasına karar verildi. Fakat parasızlıktan, başka başka gailelerden (dert sıkıntı), lakaydiden (ilgisizlik) bu karar tatbik edilemedi(uygulanamadı). İzmir gibi bir memleketin birinci derece ehemmiyetli (önemli), kalabalık bir mıntıkasında (bölgesinde) bile rüşdiye mektebinin idadiye kalbine karar ve teşebbüs (girişim) on küsur yıl sonra yani 1885’tedir. Bu yıldır ki hükümet konağının yanındaki tarihi idadi binasının (şimdiki Adliye Binası) temelleri atıldı. Üç yıl inşaat sürdü. Geçen bu üç yıl mektebin büyüklüğünden ziyade parasızlıktandı. Nihayet (1888) yılında İzmir İdadisi kuruldu. Biz, Lisemizin başlangıç tarihini işte bu kuruluş yılından tutmak ve saymaktayız. (1888) deki Aydın Vilayet Salnamesinde; Maarif Nezaretinden; (İzmir’de müceddenen (inşa olunan) mektebi idadiye, bu defa residesi haddi hitam oldu. Valii Vilayet ve memurin ve ayanı memleket hazır olduğu halde kemali tantana ile resmi küşadı (açılış) icra edildiği mahallinden bildirilmiş ve mektebi mezkure (anılan) talebe şimdiden elbisei mahsusa ile (120) nefer şakird (adet öğrenci) kaydedilmiş olduğu denilmektedir.

İlk idadi Müdürü aynı zamanda Tarih-Coğrafya muallimi olan Bay Abdurrahman’dır. Bu idadi devri meşrutiyete kadar uzanır. Bay Abdurrahman’dan sonra sırasıyla iki yıl Bay Abdi Namık, iki yıl Bay İsmail Müfit, bir yıl Bay Yusuf Rıza, üç yıl Bay Ömer Fevzi İdadi Müdürlüğü ettiler. Bu devrin muallimleri arasında mektep aleminde ve memlekette tanınan ve sevilen muhterem simalar vardır. Büyük edip Bay Halit Ziya Uşaklıgil (Fransızca), Bay Tevfık Nevzat (Edebiyat), Menemenlizade Bay Tahir (Riyaziye), Bay Sabri (Türkçe), Bay Mahmut Esat (Cebir, Hikmet ve Tarihi Tabii), Bay Mustafa Enver (Hıfzıssıhha ve mektep doktoru), Bay İsmail (Arabi ve Farisi), Bay Ali Nazmi (Hesap), Bay Hamzasip Haki (Kimya ve Riyaziye), Bay İlya (Fransızca), Bıçakçızade Hakkı (Edebiyat, Ahlak), Bay Şevket (Riyaziye aynı zamanda Müdürüsani), Bay Zekai, Bay İzzet (Kitabeti resmiye ve Hususiye), Mühendis Bay Ahmet (Fizik-Kimya), Avukat Bay İsmail Sıtkı (Kavanin), Bay Celal (Riyaziye), Ressam Bay Kadri (Resim), Bay Veli (Edebiyat),Bay Mithat (Rumca), Bay Süleyman (Edebiyat), Bay Yusuf Rıza (Tarih), Bay Tevfık (Fizik), Bay Faik (Türkçe). Bay Ferit (Coğrafya), Bay Zekeriya (Coğrafya), Bay Hayri (Ulumu Diniye), Bay Süleyman (Eşya dersleri), Bay Ziya Yamanlar (Coğrafya), bu devre Meşrutiyete kadar devam eder. 

Meşrutiyetten sonra Müdür ve muallimlerden hatırlayabildiklerimiz:

Müdürler: Bay Mustafa Refik, Bay Ali Haydar ve Aydınlı Bay Ahmet Nuridir. 

Muallimler: Saraçoğlu Bay Şükrü (Riyaziye), Bay Enver (Riyaziye), Kasabalı Bay Şevket (Tarih), Bay Mahir (Kimya), Bay Nadir (Ulumu Diniye), Bay Haşim (Edebiyat), Bay Naci (Kavanin), Bay Abdullah (Kavanin), Bay Hamdi (Edebiyat), Bay Muhittin (Tarih), Bay Hafız Ali (Ulumu Diniye), Bay Muvaffak Sabri (Türkçe), Bay Ferit (Arapça), Bay Hulusi (Ulumu Diniye), Bay Ahmet Fuat (Hikmeti Tabiiye), Bay Ahmet Nazmi (Riyaziye), Bay Necati Çiftçi (Fizik-Kimya), Bay Nuri (Beden Terbiyesi başdirektör ve Kalkay), Bay Kemal (Tarih), Bay Ahmet (Riyaziye), Bay Vasfı (Fransızca, şimdiki büyük elçilerimizden), Bay Kenan (Fransızca).

İzmir İdadisi ciddiyeti, intizamı (düzeni), talebesinin çalışkanlığı ile, o zaman dahi dikkatleri üzerine toplamış bir müessese idi. Talebe, idare ve muallimler arasında ahenk zikre şayandır. Mektebin hayatında büyük bozukluklar, karışıklıklar meşrutiyete kadar asla görülmez. Mektep içinde muallimlerle şayanı itimat (güven) ve yetişkin genç talebe arasında hürriyetperverlik cereyanları vardı. Büyük sınıflarda isticvaba (sorguya) uğramış (fakat ekserisi (geneli) dışardan verilmiş jurnallerle) sıkıştırılmış talebe dahi bulunuyor. 1908 meşrutiyet inkılabında memleketin her müessesesinde (kurumunda) görülen buhran (kriz), mektepte de yine büyük ehemmiyeti(önemi) olmayan birkaç tezahür (belirti) şeklinde görüldü. Fakat mektep çok çabuk yerine ve intizamına(düzene) girdi. Bu devamlı disiplin ve çalışkanlık tezahürlerinde (belirtilerinde) muhitin(çevrenin) büyük tesirlerini (etkilerini), İzmirli çocuklarımızın büyük istidat (yetenek) ve zekalarını satayişle (övgü) anmalıyız. Mektebin Sultani (bugünkü adı ile Lise) şekline inkılabı eski Maarif Müdürü Bay Emrullah Merhumun Maarif Nazırlığı zamanında (1910)dur. O zaman İzmir’de çıkmakta olan (Ahenk) gazetesinin şu tarihi ilanı bize bu değişikliği anlatır: Maarif Müdürlüğünden: (Mektebin 16 Teşrinievvel 1911’de Sultani ünvanı ile resmi küşadı (açılışı) yapılmış ve tedrisata başlanmıştır.) Sultaninin ilk Müdürü Bay Mustafa Refik’tir. Müessesemizin birinci liselik (Sultani) devri Yunan işgaline kadar intizam (düzen) ile devam eder.

1911-1912’de başlayan Türkçülük cereyanı mektepteki münevver (aydın) muallim ve Türk gençleri arasında derhal ve bilhassa (özellikle) Trablusgarp ve Balkan harbi sıralarında filiz vermeğe başlamıştır. Bunu dahi mektep mefahirine (övüncesine) sevinerek ilave edeceğiz. Hele Balkan harbi sıralarında ve harpten sonraki devir de umumi harpte talebe kamilen (bütünüyle) en ateşli şekillerde nasyonalistti. Lise gençliğinin buradaki Rum gençliği ile ateşin mücadelelerinin (spor ve Sayügayret gibi sahalarda) hala izleri hatırımızda ve kahramanları aramızdadır. İzmir’in mütarekeden (ateşkesten) sonraki zalimane işgaline karşı silah çekenlere, isyan edenler arasında Lisemiz mezunlarının mübarek ve şanlı namları hal de pek çoktur. Yunanlıların mektebi işgal teşebbüslerinin karşı muallim talebe elbirliği ile mukavemet (direnme) kararı ve hükümet ne kadar müessirdi…(dokunaklı) İzmir’i gaflet ve tedbirsizliği ile düşmanlara veren bir hükümet varken ve mukavemet edenleri (direnenleri) teşvik şöyle dursun tehdit ederken birkaç muallim ve bir zümre talebinin delaleti beyhude (boşuna) kan dökmek ve kurban vermekten başka bir netice doğuramazdı. İş süngüye binince ilerde çok büyük ve şanlı hizmetlere karşı kanlarını döktürmeğe vicdanın mecbur olduğumuz gençliği süngülendiremezdik. Zorla mektebimizi aldılar, bozdular, Adliye dairesi yaptılar. Fakat aziz arkadaşlar! Bu mücadele, sonunda her sahada Türk’ün zaferi ile bitti. Bugün Adliye dairesinde yine Türk Bayrağı dalgalanıyor. Eski yuvamızda Türk adaletini, Türk hakimleri dağıtıyorlar. Erkek Lisesi ise, bizimle boğuşanların metruk binaları içinde fakat Türk azim ve zekasının bütün mütekamil (gelişmiş) hamlelerini de içine katarak eskilerle mukayese(kıyas), etkilemeyecek bir güzellikle ve azametle (görkemle) bugün çifte çifte kurulmuştur. Liseniz şehri nurlandırmak, gençliği yetiştirmek, Büyük Atatürk’ümüzün inkılabını, Cumhuriyetini yaymak ödevini muvaffakiyetle (başarıyla) başarmaktır. Mektep tekamüldedir (gelişmektedir). Bu tekâmül (gelişim), on yıl evvelin yangın yerindeki bu mamurenin (bakım) ne tarafına baksak pek bariz görülmektedir. Fakat bu tekamülün (gelişmenin) en güzel bir nümunesi, şurada büyük küçük, eski yeni kaynaşmış, sevişmiş ve bir kütle olmuş ve heyecanla ateşlenmiş olarak 50’inci yılımızı kutlayışımızdır. Alakanız, büyük kardeşlerim, sayın ağabeylerim, orta yaşlılar aziz kardeşlerim ve gençler sevgili çocuklarım alakanız böyle hararetlenip arttıkça, aşk haline geldikçe daha çok mezun yıldönümleri kutlayacağız, tadacağız, Türk milleti, Türk Cumhuriyeti sağ olsun. Türk Başbuğu çok yaşasın. İzmir Lisesi var olsun ebedi olsun…”


İzmir Lisesi’nin 50. yıl kutlamalarına başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, dönemin devlet adamları, okul eski öğretmen ve öğrencileri kutlama telgrafları göndermiştir: 

“İzmir Lisesi’nde, müessesenin ellinci yıldönümünü kutlarken bana karşı gösterilen temiz duygulara teşekkür ederim”. -Gazi Mustafa Kemal Atatürk

“İzmir Lisesi’nin ellinci yıl dönümü münasebetiyle İzhar olunan samimi duygulara teşekkür ederim.”  –Ankara, 10.10.1938 RENDA TBMM Reisi 

“Okulun ellinci yıl dönümü münasebetiyle gösterilen duygulara teşekkür ederim.”  –Ankara, 11.10.1938 Başvekil Celal BAYAR

 

 “Ellinci yıl dönümünü idrak eden İzmir Lisesi’nin kadirşinaz mensuplarını tebrik eder, gösterilen güzel duygulara teşekkür ederim.”  –Ankara, 11.10.1938 Şükrü KAYA Dahiliye Vekili ve CHP Genel Sekreteri 

 

“İzmir Lisesi’nin ellinci yıldönümü toplantısı münasebetiyle hakkımda izhar buyrulan alakaya teşekkürlerimi, saygılarımı arz ederim.”  -Ankara, 14.10.1938 Kültür Bakanı S. ARIKAN 

 

“Mektebimizin 50. yıldönümü bayramını yaparken aranızda bulunmayı çok isterdim, olamadı. Bu münasebetle, benden mektep arkadaşlarıma candan ve yürekten sevgi.”  –Ankara, 8 10.1938 Şükrü SARAÇOĞLU 1906 Mezunlarından No: 88 

 

“Gönderdiğiniz davetnameyi aldım. Bulunamayacağıma çok müteessirim. Toplantı arkadaşlarıma saygı ve sevgilerimi sunar, gözlerinizden öperim.” –Ankara, 8.10,1938 Dr. Hulusi ALATAŞ Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekili

 

“Feyiz aldığım İzmir İdadisi’nin 50. yıldönümünde değerli ve sevgili vatandaş ve arkadaşlarım arasında, vazifem icabı bulunamamaktan müteessirim. Kültür ocağımızın bu şerefli yüzünü törenle kutlamağa karar veren Kurumumuzu tebrik ve törende hazır bulunan güzide arkadaşlarımın sevinç ve heyecanlarına yürekten iştirak eder ve saygılarımı sunarım.”              -Antep, 7.10.1938 Ordu Müfettişi Org. Kâzım ORBAY 

 

“Davetinize teşekkür eder, ellinci yılı kutlarken hepinize muvaffakiyet dilerim.”
-Roma, 8.10.1938
Hüseyin RAGIP Roma Büyükelçisi

 

“Eski bir talebesi ve öğretmeni olarak öğündüğüm İzmir Lisesi’nin kuruluşunun ellinci yıldönümü kutlama töreninde bulunamayacağıma müteessirim. Bütün arkadaşlarıma, mektebin çok değerli öğretmenlerine sevgi ve saygılarımızın bildirilmesini diler, gözlerinizden öperim.” 
Ankara, 8.10.1938 Rıdvan Nafiz EDGÜER Kültür Bakanlığı Müsteşarı 

 

“İzmir irfan ocağının ellinci yıldönümü törenini kutlamak üzeresiniz. Ben de oraya henüz pek genç iken, tedris hayatımın uzun bir zaman ilk dönem yıllarını vakfetmiştim. Yetmiş yaşımın mecali olsaydı, aranızda bulunmak için koşardım. Bunu yapamıyacağımdan, o gün aranızda bulunacak ve beni belki hatırlayacak olan eski mezunlarla, onların daha genç küçük kardeşleri olan sonrakilere hayatlarında saadetler ve muvaffakiyetler dilekleriyle dolu selamlarımı gönderiyorum.”

 Yeşilköy, 7.10.1938 Halid Ziya UŞAKLIGİL İdadinin İlk Fransızca Muallimi  

“İşlerim gelmeme mani oldu. Hayali önünde büyük heyecan duyduğum idadi hayatını yaşatan, mes’ut topluluğu kutlar, arkadaşlarıma derin saygılarımı sunarım.” 

-Yozgat, 8.10.1938 Fevzi GÜREL Yozgat Valisi

“İçinde feyz aldığım yuvanın ellinci dönüm yılının kutlanmasında vazife icabı bulunamıyorum. Mamafih bu mesut günde sîzlerle beraberim. Saygılarımı sunarım.”
-Kırşehir, 3.10.1938 Kırşehir Valisi Mitat SAĞLAM

“Lisemizin kuruluşunun ellinci yılını kutlamakla bahtiyarım. Zira ben de bu yüksek ve feyizli lisede yetiştim. Bu dönüm yılını tes’it etmeğe çalışan Kuruma ayrıca teşekkür ederim.”
-Kmalıada, 8.10.1987 Bodrumlu Avram GALANTİ Mülga Darülfünun Profesörlerinde

 

“Ellinci yıldönümünü yalnız gazetede okumak acısını duyan biz mezunlar, tebrik, sevgi ve saygılarımızın toplananlara iblağım dileriz.”
Ankara, 8.10.1938 308 Seiami, 343 Lütfü, 399 Selahattin, 425 Galip

Comments are closed.

Close Search Window